Giriş

Konkordato; mali güçlük içine düşmüş bir borçlunun, alacaklılarıyla anlaşma sağlamasına olanak tanıyan ve iflasa alternatif olarak tasarlanmış bir hukuki kurumdur. 7101 sayılı Kanun ile 2018 yılında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 285 vd. hükümlerinde köklü bir yenilenmeye gidilmiş; konkordato yeniden Türk hukukunun temel bir araçları arasında yerini almıştır.1

Yenilenen konkordato kurumunda iki temel zaman dilimi öngörülmüştür: "geçici süre" ve "kesin süre". Bu sürelerin hukuki niteliği, kapsamı, uzatılabilirliği ve alacaklılar üzerindeki etkileri; doktrinde ve uygulamada uzun süredir tartışılmaktadır. Bu çalışma; süre kavramının sistematize edilmesi, mahkemenin tasdik denetiminin sınırlarının belirlenmesi ve adi konkordato sürecinin operasyonel sorunlarına dair üç sütunlu bir değerlendirme çerçevesi önermektedir.

I. Geçici Süre ve Kesin Süre — Hukuki Nitelik

A. Geçici sürenin yapısı

İİK m. 287/1 hükmü uyarınca, mahkeme konkordato talebini ön incelemede kabul ederse, borçluya en fazla üç aylık bir geçici süre tanır. Bu süre içinde borçlu, konkordato projesini detaylandırır ve alacaklıların onayını sağlamaya çalışır. Geçici süre; alacaklıların borçluya karşı icra takiplerini geçici olarak durdurur, borçlunun tasarruflarına da bazı sınırlamalar getirir.

B. Kesin sürenin yapısı

İİK m. 289 hükmü, geçici sürenin sonunda mahkemenin tasdik için talep edildiği takdirde, projenin reel olduğunu değerlendirip uzatma kararı verebileceğini düzenler. Kesin süre; en fazla bir yıl olarak öngörülmüştür. Bu süre içinde alacaklılar toplantısı yapılır ve konkordatonun tasdik denetimi gerçekleştirilir.2

C. Sürelerin niteliği — hak düşürücü mü, zamanaşımı mı?

Doktrinde tartışılan önemli bir soru; bu sürelerin hak düşürücü süre mi yoksa nizami süre mi olduğudur. Hâkim görüş; sürelerin "nizami süre" olduğu, dolayısıyla mahkemenin somut olayın gereklerine göre uzatma yetkisinin bulunduğu yönündedir. Ancak bu yetki, mutlak ve sınırsız değildir; somut gerekçelere dayanmalıdır.

II. Mahkemenin Tasdik Denetimi

A. Tasdik için aranan koşullar

İİK m. 305 hükmü uyarınca, mahkeme konkordatoyu tasdik için aşağıdaki koşulları araştırır: (i) Adi konkordatoda, sıra cetvelinde yer alan alacaklıların yarısının ve toplam alacakların üçte ikisinin onayı; (ii) Konkordato projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olması; (iii) Borçlunun iyi niyetli olması; (iv) Konkordato projesinin alacaklıların menfaatine uygun olması.

B. Tasdik denetiminin sınırları

Mahkemenin tasdik denetimi; salt biçimsel bir denetim değildir. Mahkeme, konkordato projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olduğunu somut olgular üzerinden değerlendirmek zorundadır. Borçlunun mali durumu, sektörün eğilimleri, projedeki ekonomik varsayımların makullüğü ve alacaklıların korunması; tasdik denetiminin temel ekseni olmalıdır.3

"Konkordatonun tasdiki; borçluya değil, alacaklıya verilen bir karardır. Hâkimin denetimi, alacaklıların ekonomik menfaatinin objektif değerlendirilmesi temelinde yürür."

— Yargıtay 19. HD, E. 2022/4521, K. 2023/2785, T. 14.05.2023.

III. Alacaklılar Toplantısının İşleyişi

A. Toplantının çağrılması

İİK m. 295 hükmü uyarınca, kesin süre içinde tüm alacaklılar bir toplantıya çağrılır. Bu toplantı; alacaklıların onay verecekleri kararın oluşturulduğu kritik aşamadır. Çağrı yöntemi (ilan + tebligat), katılım koşulları ve oylama usulü; uygulamada sorunlarla doludur.

B. Oylama ve karar yetersayısı

Adi konkordatoda konkordatonun kabul edilmesi için; (i) sıra cetvelinde yer alan alacaklıların yarısının ve (ii) toplam alacakların üçte ikisinin onayı gerekir. Bu çift kıstas; küçük çoğunluk alacaklıların büyük alacaklıların iradesinin önüne geçmesini önler.

C. Hukuki temsil sorunu

Alacaklılar toplantısında, alacaklıların vekille temsil edilmeleri sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Vekaletnamenin kapsamı, vekilin yetkilerinin sınırı ve oy kullanma biçimi; uygulamada belirsizliklere yol açmaktadır.

IV. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

A. Geçici süre içinde tasarruf sınırlamaları

İİK m. 297 uyarınca, konkordato sürecinde borçlu; mahkemenin onayı olmaksızın taşınmaz veya işletmenin önemli bir kısmının satışı, devri, ipotek tesisi gibi tasarruflar yapamaz. Bu kuralın esnek mi yoksa katı mı uygulanması gerektiği, doktrinde ve içtihatta tartışmalıdır.

B. Borçlu işletmenin sürdürülmesi

Konkordato sürecinde borçlu, faaliyetini sürdürebilir. Ne var ki bu sürdürmenin alacaklıların menfaatini tehlikeye atmaması gerekir. Komiserin denetim rolü; bu hassasiyetin korunmasında kritik öneme sahiptir.4

C. Konkordatonun feshi

Konkordato kararının verilmesinden sonra, borçlunun projesini yerine getirmemesi halinde alacaklıların başvurabileceği fesih yolu; İİK m. 308 hükmünde düzenlenmiştir. Fesih davasının açılma süresi ve koşulları; uygulamada öngörülemezlik üretmektedir.

V. Üç Sütunlu Değerlendirme Çerçevesi

Adi konkordato sürecinde tarafların korunan menfaatlerinin dengesi için aşağıdaki üç sütunlu çerçeve önerilmektedir:

  1. Borçlunun yeniden yapılanma menfaati: İşletmenin faaliyetini sürdürebilmesi, çalışanların korunması ve değer yaratma potansiyelinin gerçekleştirilmesi.
  2. Alacaklıların ekonomik menfaati: Alacakların azami şekilde tahsil edilmesi, tahsil süresinin makullüğü ve borçlunun şeffaflığı.
  3. Kamu yararı: Ekonomik sistemin istikrarı, iflasın olumsuz etkilerinin önlenmesi ve iş hayatının sürekliliği.

Bu üç sütun arasında dengesizlik tespit edilen konkordato projeleri; tasdik denetiminde dikkatlice incelenmelidir.

Sonuç

2018 yılında yenilenen konkordato kurumu, Türk ticari hayatında önemli bir yer edinmiştir. Geçici süre ve kesin sürenin nizami süre olarak nitelendirilmesi; mahkemenin somut olaya göre uzatma yetkisini desteklemekle birlikte, bu yetkinin sınırlarının çizilmesi gerekmektedir. Önerilen üç sütunlu değerlendirme çerçevesi; tasdik denetiminin objektif kıstaslara dayandırılması ve uygulamada öngörülebilirliğin sağlanması açısından somut bir araç sunmaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin son dönem içtihadı; bu çerçeveyle uyumlu olmakla birlikte, doktrinin sistematik biçimde önerdiği denetim modelleri ile yakın bir gelişim göstermesi beklenmektedir.